GAP bölgesi hali hazırda yenilenebilir enerjideki çeşitlilik ve zengin potansiyeli ile dünyada sayılı şanslı bölgelerden biridir. Örneğin, hâli hazırdaki üretim tesisleri ve mevcut potansiyeli ile Türkiye’nin hidrolik enerjideki en önemli ve ağırlıklı bölgesidir.  Güneş enerjisi ise bu bölgenin ve dolayısıyla Türk enerji sektörünün yükselen değeri olmaya adaydır. Tarımsal atıklar ve hayvancılık potansiyeli düşünüldüğünde biyokütlenin modern yöntemlerle enerji açısından kullanımında da öncü olabilecek önemli bir değere sahiptir. Ege bölgesi ile kıyaslanacak seviyede olmasa bile, bölgenin bazı yüksek alanları için rüzgâr enerjisinden ve bazı jeolojik alanları için jeotermal enerjiden bahsedebilmektedir. Diğer taraftan binalardaki ve yeni gelişen sanayisindeki geleneksel yapı ve alışkanlıklar, enerji verimliliğinin artırılması konusunda da önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu doğrultuda; bölgede yenilenebilir enerji uygulamalarının yaygınlaştırılması ve enerji tüketiminde enerji verimliliğinin arttırılmasıyla; GAP Bölgesi, diğer bölgelerden farklılaşacak ve bu farklılığını bir rekabet üstünlüğüne dönüştürecektir. Böylece yeni iş ve istihdam imkânları gündeme gelecek ve bölgede tarım, turizm, tekstil vb. sektörlerde önemli gelişme sağlanacaktır.

renewable-energy-illustration

Enerji üretimi ve tüketiminden kaynaklı sera gazı emisyonları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin temel nedeni olarak kabul edilmekte, iklim değişikliğinin yaşam kalitesi, çevre, su, tarım ve gıda kaynakları ve ulusal ekonomiler üzerindeki olumsuz etkileri çerçevesinde, enerji sektöründe küresel ölçekte yeni arayışlar gündeme gelmektedir. İklim değişikliği ile mücadelede enerji sektörünün etkin rol oynaması öngörülmekte, bu durum enerji arzı ve talebinde yeni yönelimleri de beraberinde getirmektedir. Dünyada YE ve EV uygulamaları incelendiğinde; potansiyelin en fazla kullanılabilir olduğu bölgelerin nispeten kırsal ve metropol yaşamdan uzak bölgeler olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, teknolojik altyapının ve teknik kapasitenin nispeten yetersiz olduğu yaşam alanlarının da sözü edilen bölgelerde yoğunlaştığı bilinmektedir. Bu ikilemi aşamayan ülkelerde; kırsal bölgelerdeki ekonomi sürekli devlet teşvikleri ile yürütülmeye çalışılmakta, fakat sonuçları sürdürülebilir olamamaktadır. Bu tür bölgelerde YE ve EV teknolojilerinin yolunu açan ve sürükleyebilen ülkeler (örneğin Hindistan, İspanya ve hatta Almanya gibi) önemli kazanımlar elde ederek, sürdürülebilir sosyo-ekonomik gelişmeyi sağlamak adına devletin yükünü önemli ölçüde azaltan bir istihdam ve ticaret hacmi oluşturmuşlardır. Bu açıdan ele alındığında; GAP Bölgesinde tesis edilecek GAP-YENEV Araştırma Merkezi; YE ve EV alanında nitelikli eğitim imkânlarının, yeni teknolojik buluşların gelişmesine destek verecek bir altyapı sayesinde, bölgeye yeni yatırımları cazip kılarak, ulusal ve uluslararası firmalar ile araştırma merkezleri arasında işbirliği fırsatları yaratabilecektir. Bölgenin YE/EV kullanımı ve teknolojileri konusundaki gelişimi açısından; önerilen projenin, ülkemiz ve GAP Bölgesi adına, aşağıda belirtilen diğer zincirleme katkılar ile yaygın etkileri de oluşturması beklenmektedir:

1.YE/EV teknolojik ürünlerinin bölgede üretimi ile önemli seviyede ekonomik gelişme kaydedilecektir.

2.Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yüksek katma değerli ürünlere yönelim artacak, örneğin tekstil sektöründe, organik pamuk esaslı, sürdürülebilir ve organik tekstil ve hazır giyim ürünlerinin arz zincirinde payı artacaktır.

3.Enerjide sağlanacak maliyet düşüşleri; genel olarak hizmetlerde ve sınaî üretimde de maliyetleri azaltacaktır.

4.”Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği “ odaklı ‘Yeşil Enerji’ şirketleri bölgede yeni iş ve eğitim imkânları ortaya çıkaracaktır.

5.Hidrolik esaslı yeni yatırımların oluşturacağı yeni sulama imkân ve kapasiteleriyle, büyük ölçekte bakir kurak alanlar YE destekli sistemlerle de sulanabilecek ve böylece organik ve sürdürülebilir bir tarım sektörü gelişecektir.

6. Güney Doğu Anadolu Bölgesinin   “Uygarlığın Beşiğinden”, “Sürdürülebilir Uygarlığın Beşiğine “geçişiyle, bölgede faklı ve özgün turizm imkânları gelişecektir.

7.Dünyanın net enerji tüketimi bazında ilk “Sıfır Karbon Yükü” bölgesi olarak, bütün sektörler açısından üstünlük sağlayan bir marka tanınırlığı ve gelişimi mümkün olabilecektir.